Ayia Anna (Akhisar), Larnaka - Söyleşi

Bayan Chrystalla,  1947

Köy Sakini

Kıbrıslı Türk kelimesini duyduğunuzda neler hissediyorsunuz? Aklınıza neler geliyor? Olumlu mu olumsuz mu?
Hiçbir zaman onlara karşı olumsuz şeyler düşünmüyorum, biz Kıbrıslı Türklerle bir arada iyi bir şekilde yaşadık. Köyümüze yarı Kıbrıslı Türk, yarı Kıbrıslı Rum olarak her şeyimiz ortak olarak yaşıyorduk. Evlerimiz de karmaydı. Hemen yanımdaki komşum Türk’tü.

Köyünüzde Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkiler nasıldı?
Hepimiz birbirimizle çok güzel bir şekilde geçiniyorduk. Hepimiz hasat kaldırmaya, zeytin toplamaya beraber gidiyorduk. Hamur yoğururken bize sıcak ekmek getirirlerdi, tabii biz de aynısını yapıyorduk. Onların bayramları olduğunda ve hayvan kestiklerinde mutlaka bize de et verirlerdi. Sikoses (bir Hıristiyan bayramı) zamanı bize tenekelerce süt getirirlerdi çünkü börek ve başka birçok yemekler hazırlayacağımızı bilirlerdi. Her şeyi birlikte yapardık, zeytini birlikte toplardık, hamuru birlikte yoğururduk, birlikte şarkı söylerdik (gülüyor). Bizim Paskalya zamanı biz Paskalya oyunları oynarken onlar da gelir ve bizimle birlikte oynarlardı. Her zaman kutlamaları birlikte yapardık. Onlar evlerimize gelirler, biz onların evlerine giderdik, birlikte televizyon izlerdik, çok iyi geçinirdik.

Annesinin emzirdiği bir küçük bebek Türk’ün annesi bize hasat biçmeye giderdi. Annem hem erkek kardeşimi hem de Türk’ün bebeğini yani kızını emzirirdi. Annem ölmeden önce karşısına gelip diz çöküp ağlamış ve ellerini öperek bana emzirdiğin sütünü helal et demişti

Hiç farklı dinsel inançlarınız yüzünden anlaşmazlıklarınız olmuş muydu?
Günlük hayatta onların Müslüman ve bizim Kıbrıslı Rum olmamızın hiçbir önemi yoktu. Köyün Türk kadınlarının Ayias Annas Kilisesine yağ getirdiklerini, orayı süpürüp temizlediklerini biliyor muydunuz? Hemen yanımda kalan komşum bir Türke Ayia Anna bir mücize gerçekleştirmişti. Bir problemi vardı, çocukları doğuyor ve birkaç gün sonra ölüyorlardı. Son bebeğine hamileyken doğurmaya korkuyordu, diğer bebekleri gibi bununda öleceğine inanıyordu. O sırada Ayia Anna rüyasına girdi ve ona gel seni evime alayım dedi. Ve onu köyün kilisesine götürdü.  Eski zamanlarda, Ayia Anna kilisesi manastırken kapısı Selvi ağaçlarının olduğu taraftaydı. Onu rüyasında eski kapıya götürdü. Kilisenin içine götürdü ve ona kutsal mihrabı gösterdi ve dedi ki: “Bu şarapla dolu şişeyi görüyor musun? Bekçilere buraya gelip sana bunu vermelerini söyle. İçinde kırk kaşık var, bebek doğduğunda ona her gün bir kaşık vereceksin, bunu içecek ve ölmeyecek. Sonra şarap biter bitmez dolduracaksın ve olduğu yere koymaları için onlara vereceksin” dedi. Ve Türk komşum aynen bunu yaptı. Aynen dediği gibi içinde kırk kaşıklık şarap vardı. Bunu bebeğine içirdi ve bebek hayatta kaldı. Büyüyüp kocaman kadın oldu ve on tane bebeği oldu. Bu olaydan sonra Türkler bir sorunları olduklarında her zamana Ayia Anna’dan yardım istediler. Ve biliyorsunuz eskiden süpürgelerimiz yoktu eğile eğile süpürerek kiliseye süpürerek giderdik. Ayia Anna’ya yağ götürürler ve kandil yakarlardı.

Bölgede başka hangi karma köyler olduğunu söyleyebilir misiniz?
Birçok köy vardı; Pirga, Kalo Horio, Kelia, Luricina. Luricina’da bir de olay olmuştu, yöneticiler onlara ödemeleri gereken bir vergi koymuştu, bunun üzerine vergileri ödememek için Türk oldular ama Kripto (gizli) – Hıristiyan’dılar.

Aranızda hangi dilde konuşuyordunuz, iki dili de biliyor muydunuz?
Biz Türkçe konuşuyorduk, onlarda Yunanca. Öğrendiğim Türkçeyi unutmadım. Sayıları Yunanca bildiğim kadar Türkçelerini de biliyorum. Eskiden bir sürü şarkı da bilirdim, şimdi geçen zamanla onları unuttum.

Köyünüze Kıbrıslı Türklerin ne zamandan geldiğini biliyor musunuz?
Ben 1947 yılında doğdum ve oradaydılar. Babam 1921 yılında doğduğunda ve çok daha öncesinde de oradaydılar.

Köyünüzde bize anlatabileceğiniz Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında geçen kötü bir olay var mı?
Köyümüzde aramızda hiçbir olumsuz olay olmadı. Sadece Kosiata’lılar bir keresinde gidip aşağıda Kourva taraflarında yolu kestiler. Okuldan öğrencileri ve Larnaka’dan dönen işçileri getiren Psefdioti papazı Panagioti’nin otobüsünün geçmesini beklediler. Yolu kesecekler ve otobüsün içinde onları öldüreceklerdi. Onları hayvanlara yem vermek için gittiğim ahırdaki deliklerden duydum. Onları konuşurlarken duydum, Türkçe bildiğim için ne yapacaklarını anladım. Fakat size dediğim gibi onlar bizim köylülerimiz değillerdi, sadece Türklerin yaşadığı Kosii köyündendiler. Sadece Türklerin yaşadığı köylerde bizimle birlikte yaşamanın nasıl olduğunu bilmezlerdi, fanatiktiler.

Savaştan sonra ilişkileriniz değişti mi?
Savaştan sonra ayrılan bütün köylülerimiz bizi görmek için geldiler. İlişkilerimiz hiç değişmedi. Evlerini görmeye geldiklerinde her zaman benim evime de beni görmek için gelirler. 

(Ayia Anna ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız)


Popular posts from this blog

Πυργά, Λευκωσία

Ayios Sozomenos (Arpalık), Lefkoşa

Πύλα, Λάρνακα