Bodamya (Dereliköy) Lefkoşa - Söyleşi
Panayiotis Yiatrou
Köyün Muhtarı
Bodamya ziyaretimiz daha önceden belirlediğimiz şekilde köyün muhtarı ile yaptığımız söyleşiyle sona erdi. Aşağıda 26 Mart 2017 Pazar günü Bay Panayioti Yiatrou ile gerçekleştirme fırsatı bulduğumuz kısa söyleşimizi okuyabilirsiniz, kendisine buradan göstermiş olduğu misafirperverlikten ve bize köy ve köyde yaşayanlarla ilgili aktardığı bilgiler için teşekkürlerimizi gönderiyoruz.
SÖYLEŞİ
Bize
biraz köyün isminin kökeni ve tarihi ile ilgili bilgi verebilir misiniz?
Bodamya'dan
tarih kitaplarında en az m.ö. 11. yy. civarında bahsedilmektedir ve bunun
sebebi Yalya dere yatağının yanında bulunması ve bu nedenle burada bol su
bulunmasıdır. Bodamya'nın toprakağının altı, topraktan oluşan kum, çakıl ve
bunun altında da kil bulunan, bu nedenle su geçirmeyen büyük bir leğen gibidir.
Bu nedenle bu bölgedenin bütün suları burada toplanmaktadır. Geçmiş yıllarda
şimdiki pompalama makineleri mevcut değildi bu nedenle Bodamya'nın yollarından,
deliklerinden, her yerinden su çıkardı. Bu fetihler için başlıca cazibeli olan
şeylerdi çünkü başka bir enerji şekli yoktu. Bazıları Idalion krallığından daha
önce yine bu su yüzünden Bodamya'da yerleşim olduğunu ve iki köyün tek krallık
olduğunu söyler. Bodamya'da ayrıca tarih öncesi yıllardan kalan, köyümüzün de
arması olan taçlı Apollon tanrısı gibi kalıntılar da bulunmuştur.
Ayrıca
Orta çağ su dağıtım sistemi de bulunmaktadır ve bu yüzden eğer dolaşırsanız
şimdi pek çoğu yok olmuş olsa da birçok su değirmenleri, çukurlar, oyuklar ve
taş yünleri görebilirsiniz. Ayrıca orta çağdan kalma Lüzinyan krallığının önemli
bir kır evi olan köşk de bugün yenilenmektedir. Açıkça bellidir ki köy Bizans
döneminde vardı. Bodamya Frank egemenliği altındaki dönemde Kıbrıs Lüzinyan
kraliçesinin ailesinin tasarrufuna geçti. Lüzinyan döneminde feodal beylikler
bulunmaktaydı, Kıbrıs’ta Frankların geldiği 12., 13. yy’ da kurulan çiftlikler
mevcuttu ve bu çiftlikler Kıbrıs bağımsızlığını kazanana kadar korunmuştu. Bu
dönem iki toplum arasında da iyi ilişkilerin olduğu bir dönemdir de. Bunun sebebi bir arada yaşamalarıydı. 4 – 5
adet çiftlik bulunaktaydı ve bunların dışında topraksız, bir arada yaşayan
esirlerdiler ve aralarında kan bağı da bulunmaktaydı. Bu bölgelerde benzeri
bulunmayan bir arazi paylaşımı vardır, birçok kişi kan bağıyla akrabadır ve
temelde bu Bodamya’yı ve birkaç farklı bölgeyi daha anlaşmazlıklardan uzak
tutmuştur, çünkü temelde hepsi birbirleriyle akrabaydılar.
16.
yy’ da Türkler geldiğinde Bodamya bugün gördüğümüz şeklinde değildi, birçok
bostan vardı ve dağınık bostanlar vardı. Ayios Sozomenos’da zamanın toprak
sahipleri olan Franklar olduğu için Ayio Mama’da kemerli bir Frank manastırı
bulunmaktadır. Bölgenin çoğunu elinde bulunduran bu bölgenin toprak sahipleri
Türklerin gelmesiyle Müslümanlığa geçtiler ki topraklarını ellerinde
tutabilsinler. Bugün Ayios Sozomenos’daki toprak dağılımı %85’i Kıbrıslı Türk
toprağı ve %15’i Kıbrıslı Rum toprağı şeklindedir. Demek ki bu bölgede
yaşayanların neredeyse tümü Müslümanlığı kabul ettiler, bu şekilde topraklarını
ellerinde tuttular ve göreceksiniz ki Ayios Sozomenos 1964’ten beri terkedilmiş
bir köydür. Ve Bodamya’dan bu suyun bulunmasından dolayı Akdeniz köşkü
yapılmıştı ve bugün tamir edilmektedir. Orada son yıllarda Kraliçe Katerina
ikamet etmişti. Yani Bodamya’nın bu şekli 20. yy’a kadar ve çiftliklerse büyük
derecede bağımsızlık ilan edilene kadar (1950 sonrası) korundu.
Bize
köyde ikamet etmekte olanların miktarından da bahsedebilir misiniz?
1963
öncesine kadar, 1931’den 1960’a kadar Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlardan daha
fazlaydılar. 1963 yılında çatışmalar sonucunda birçoğu köyden ayrıldı ve komşu
köy olan Lurucina köyüne gittiler ve yavaş yavaş Bodamya’ya geri dönmeleri
sonucunda 1973 tarihinde 314 Kıbrıslı Rum ve 158 Kıbrıslı Türk sakini vardı.
Fakat 1974 savaşının ve nüfus mübadelesinin ardından birçoğu ayrıldı ve geriye
bugün aramızda bulunmayan 90 kişi kaldı ve bugün yaklaşık olarak 20 kişi ikamet
etmektedir. Köyden iki üç iki toplumlu çift de topraklarının olmamasından ötürü
şehre yerleşmek zorunda kaldılar.
Köy
sakinlerinin arasındaki ilişkiler nasıl?
Tüm Kıbrıs’ta çatışmalar olurken Bodamya’da etraftaki yabancı köylere karışmamak için ortak Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk grupları korundular. Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar birbirleriyle tartışmadılar, aralarında hiçbir anlaşmazlık yaşanmadı. Hiçbir yerde aralarında silahlı bir çatışma çıktığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Karışımımız, cinsimiz, DNA’mız aynıdır, bunu sadece ben söylemiyorum, Genetik Enstitüsünün araştırmaları da bunu göstermektedir. Eğer Makarios, Grivas ve halkımız Kıbrıslı Türkleri de halkımız olarak kabul etselerdi bağımsızlığımızı alacak ve bugün bu yaşadığımız şekilde yaşıyor olmayacaktık. Köyde ayrı bir bölge yoktur, herhangi bir ayrım da yoktur. Bizi tek ayıran şey kiliselerimizle esiden okul olan, küçük bir yapı olan camidir. Bayramları beraber kutluyoruz misal Paskalya veya bayram olduğunda molihiya (geleneksel Kıbrıslı Türk yemeği) yemediğimiz olmuyor. Herkes Yunanca biliyor, yaşlılar okuma -yazmayı bilmiyor olabilirler fakat konuşmayı biliyor. O kadar birbirlerine bağlılar ki Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler ayırdedilemiyorlar.
Bodamya (Dereli) ile ilgili daha fazla bilgi
Tüm Kıbrıs’ta çatışmalar olurken Bodamya’da etraftaki yabancı köylere karışmamak için ortak Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk grupları korundular. Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar birbirleriyle tartışmadılar, aralarında hiçbir anlaşmazlık yaşanmadı. Hiçbir yerde aralarında silahlı bir çatışma çıktığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Karışımımız, cinsimiz, DNA’mız aynıdır, bunu sadece ben söylemiyorum, Genetik Enstitüsünün araştırmaları da bunu göstermektedir. Eğer Makarios, Grivas ve halkımız Kıbrıslı Türkleri de halkımız olarak kabul etselerdi bağımsızlığımızı alacak ve bugün bu yaşadığımız şekilde yaşıyor olmayacaktık. Köyde ayrı bir bölge yoktur, herhangi bir ayrım da yoktur. Bizi tek ayıran şey kiliselerimizle esiden okul olan, küçük bir yapı olan camidir. Bayramları beraber kutluyoruz misal Paskalya veya bayram olduğunda molihiya (geleneksel Kıbrıslı Türk yemeği) yemediğimiz olmuyor. Herkes Yunanca biliyor, yaşlılar okuma -yazmayı bilmiyor olabilirler fakat konuşmayı biliyor. O kadar birbirlerine bağlılar ki Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler ayırdedilemiyorlar.
Bodamya (Dereli) ile ilgili daha fazla bilgi
